Keynes Nelere Kadirsin? Rusya’nın Kur Anarşisi ve Rus Ruleti; Nükleer Bomba!
07.10.2026
Keynes’in benim döngüsü ve yanılgısı dediğim uzun vadede büyüme yaratmaması, kısa vadede paranın bollaşması ve büyümeye neden oluşu, develiasyon ve enflasyonun uzun süre uygulanmasında kaçınılmaz olması ve büyümenin olmayışı, kısaca çelişkisi, Rusya’nın Keynes’deki ısrarında, onu nerelere itiyor ve Dünya, savaşlarla ayakta kalabilen Rusya ile nerelere savruluyor?
Her ulus kendi kaderini tayin eder, Keynes’de ısrarlı Rusya, getto ülke olmak istememesini -adı konulmamış Dünya Devleti’nde- kur anarşisiyle aşıyor. Her şey Keynes’in başının altından çıkıyor oysa: Büyümenin uzun vadede olamaması Keynesyen ekonomide, Rusya’yı savaş açarak 24 saat çalışan savunma sanayinin işçilerine ve savaş meydanında 1 milyon insanın öldüğü bir vahşete iterken, SSCB’nin yıkılışında IMF’yi dinlemesi ve cari açığıyla yıkılışı, serbest piyasa ekonomisine geçiş sürecinden korkması belki de ve Çin gibi devlet kapitalizminin en belirgin göstergesi ülke oluşu onu yeni yerler istila etmeye itiyor. 2000-3000 Dolar alan ön lisans mezunlarının savunma sanayinde çalışmasını -%3 işsizlik ve %8 enflasyon var Rusya’da bu arada- turkrus gibi sitelerde rastladığımızda Türkiye’nin ekonomik koşulunda, Rusya’da işçi göçünün olabileceği ve bunun mantıklı olduğu gibi bir espriye iterken vatandaşları, bunun ancak Rusya’nın savaşmasıyla mümkün olduğunu söylemek Dünya Halkları açısından “tehdit Rusya” anlamına geliyor.
Rusya savaş açmak zorunda çünkü Keynesyen ekonomi uyguluyor (kısa vadeli değil, ekonomi modeli Keynes) ama anarşist de aynı zamanda!.. Dolar’ı da merkezden çıkararak Ruble-TL, Ruble-Rupi gibi ticarette ödeme yapılması anlaşmalarıyla Dünya ekonomisinde anarşi yaratarak altından kalkabileceği ve herkesin de anlamakta zorluk çektiğim şekliyle bunu uygulaması kuzu kuzu, bizi tarihin neresine savuruyor sorusuna cevap vermeye çağırıyor herkesi. Emeği ucuzlatan, paramiliter şirketlere bu sistemi –Dolar’ın merkezden çıkmasını- kabul ettirdiğinde savaşçıların artık günlük 50 Dolar değil, 50 Ruble aldığı bir gerçekliğe ittiğinde ve kaçakçısının da kazandığı para Ruble olduğunda, her ülkeyle kurunu kendisi belirleyen Rusya, Dünya ekonomik sistemini bombalamış olacak.
Ah kapitalizm… Önce her ülkenin ABD, AB karşısındaki konumunu anlamak gerekiyor sanırım. Her ülkenin ve tabii ki Rusya’nın da sömürdüğü, getto muamelesi yaptığı özerk cumhuriyetlerden (örneğin Hakasca ölen dillerden özerk bölge olmakla birlikte, ilk ve orta eğitime izin veren ama asla kendi bilimini yapamayan ama şarkısını söyleyen kendi dilinde özgür Hakaslılar ya da Başkurt Özerk Cumhuriyeti vb.) yatırımların merkeze kayması, vergiyi eşit alması, dezevantajlılığın bir pozitif ayrımcılığa asla neden olamaması, Rusya’yı Dünya Devleti’nin gettosu olmamak için kolları sıvamaya itiyor. Bu durumda çılgınlar gibi nükleer bomba üreten ABD’yle savaşında ve çok kutuplu dediği, ama kutupların hepsini bombalamayı, ortadan kaldırmayı hedeflediği Kur Anarşisi Planı’nı BRICS’de, Şangay’da ve onunla ticaret yapan her ülkeyle yapması, getto’ya dua edeceğimiz bir Dünya dağılımına neden olacak. Ömrümüz varsa ve Rusya durdurulmazsa göreceğimiz Dünya modeli bu olacak. Bir kez daha düşünürsek, Dolar merkezden kalkmış, yerine her ülkeyle ekonomik büyüklüğünüzün kuru yarattığı yeni bir sistem gelmiş. Şimdi hala müttefik olan ABD’nin Türkiye vatandaşı olarak, ekonomik büyüklüğü bizden çok fazla olan Rusya’ya senin paran onun (Türkiye’nin) sadece ½’si diyen bir zorbanın seni kollaması da ortadan kalkıyor bu yakınlaşma ve Ruble-TL ticaret anlaşması nedeniyle. Bildiğiniz gibi Rusya 11.büyük ekonomi ve Türkiye ise 17. Ama 2,1TL’ye belki de oturacak olan Ruble ya da enflasyon ve develiasyona uğrayan TL’nin 3-4 TL aralığında Ruble’ye oturacak olması şimdi üzerinden söylersek ve bunun her ülkede kendi kurunu belirleyerek ilerlemesi, size Dolar’la asla açıklanmayan asgari ücret verecek olan hükümetin “milli” maaş dağıtması anlamına gelecek.
Kökü dışarda 600 Dolar kadar eden asgari ücret tanımının yerini, artık Ruble ile de hatta Rupi ile de Manat ile de tanımlanan isterseniz ama asgari ücretin sadece asgari ücret olduğu, 41 Lira’nın sadece 41 Lira olduğu bir gerçeklik alacak. Böylece SADAT da Afrika’da askerlerine günlük 50 TL verecek, Rusya da Wagner’e 50 Ruble verecek örneğin. Ölümle çalışan, öleceği bir saniye sonra belli olmayan paramiliter şirketlerin savaşçıları canını 50 Ruble karşılığında, günlük, hayatta kalırsa Rusya’nın Keynes sevdasından doğan savaşı için veriyor olacak. Tabii ki hala Dolar Ruble karşısında 90 katı yaklaşık ama ne gam.
Bu anarşi, alemin akıllısının Rusya ve peşine takılan Türkiye, Türki Devletler, İran, Çin, Brezilya, Güney Afrika ve Hindistan gibi ülkeler olması, “Bir p.ç çıkar her şeyi değiştirir ne yapsan boş” sözünü hatırlatıyor. Amiyane yazıyoruz çünkü, hayatını adayan ekonomistler ve AB, ABD gibi ülkelerin Maliye Bakanları, Başkanları şaşkın kalıyordur Rusya ve Rusya’nın peşine takılan ülkeler sonuca ulaşırlarsa.
Tabii ki Rusya haklı… Türkiye karşısında bu acı Ruble-TL tablosunu içine sindirmek zorunda değil ya da Rupi-Ruble, Manat-Ruble vb. Sevilmeyen ABD, kur’la da adam etmeye çalışıyor kendisine bakmadan ve bir rezillik yaratıyor Dünya ekonomisinde ülkelerin onurlarıyla da oynayarak. Burası doğru, çünkü bir çuval Ruble vererek ABD’den aldığı on bin Dolar’lar değerindeki kitap ihracatında bile, piyasaya para sürmesi, develiasyona uğraması, enflasyonun kaçınılmaz olması ve develiasyonun kaçınılmaz olmasıyla karşı karşıya.
Peki kendisini Moğolların devamı sayan Avrasyacı olduklarında bu halka, kaşı ve gözü nedeniyle mi takıyor bu ABD? SSCB’den devraldığı Keynesyen ekonomi modelini devlet kapitalizmi uygulaması nedeniyle devam ettiren ve yıkılış sürecinde IMF’yi dinleyerek cari açık ve develiasyonun çok oluşuyla dibe vuran ve bu yüzden serbest piyasa ekonomisine geçişi göze alamayan Rusya, diktatörlüğü de faşizmi de çağırıyor mu? Keynes sen nelere kadirsin demiştik. Hakikaten Ekonomik Buhran’da içinden çıkmamamıza neden olan Keynes’i uzun süre uygularsan, develiasyon kaçınılmaz olacağından (para sürecek piyasaya ve müdahale edecek, bu da enflasyon ve develiasyonu kaçınılmaz kılacak) Ekonomik Buhran’ın akabinde doğan faşizmin de doğmasına neden olacak Keynes’in bizzat kendi eleştirilerine rağmen. Mark’ın sefilliği, Şansölye’nin artık olmayışı ve Sosyal Demokratların bir gecede Cumhuriyet ilan edişi, Hitler’in ekonomik krizi çözmek için ormanlarda bile gençlerin çalıştırılması gibi garip uygulamalara itmişse de savaş açması Dünya’ya, Almanya’yı krizden kurtarmış kuskusuz. Böylece savaş sanayinin 24 saat çalışması, işsizliğin azalması ve enflasyonun ve develaisyonun bir dengeye getirilmesi gibi faşizmi politik olarak var etmiş… Putin de, reddetse de ve faşizm karşısında bir blok olarak durduğunu iddia etse de savaşmazsa ekonomisinin alt üst olacağı, enflasyonun artacağı ve işsizliğin korkunç boyutlara ulaşacağı bir ekonomiyi kaldıramayacağı için ülke olarak savaş açarak ayakta kalabiliyor. Bu durumda NATO ile savaş da kaçınılmaz oluyor.
Rusya, ekonomik olarak Dünya’nın 11.ekonomisi bildiğiniz gibi ve bunu Gürcistan, Kırım, Ukrayna’daki savaşına borçlu. Hakikaten de Afganistan dahil SSCB’deki işgalleriyle Keynes’in hediyesini, ideolojik olarak pekiştiren Rusya, biraz toparlandıktan hemen sonra Gürcistan Savaşı, Kırım İşgali gibi savaşlar açtı ve 2022 Şubat’ında açtığı Ukrayna Savaşı ve şimdi de yeni savaşların habercisi hamleleriyle karşımızda duruyor. Mesele, Rusya’nın kaybettiği, kendisinden kopan toprakları yani ülkeleri almak, Rusya’ya katmak değil, uzun vadede büyümesinin mümkün olmadığı ekonomisinde savaşmak zorunda oluşu. Bu da Kur Anarşisiyle de ortaya Rus Ruleti olarak sürdüğü nükleer bombasıyla da, savaşmadan yaşayamayacak oluşuyla da Lenin-Stalin olmak anlamına gelen Rus olmanın Bakünün, Kropotkin ve Neçeyev olmak anlamına geldiğinde, Dünya ekonomik sistemini bombalamaktan kaçınmaması. Bizse III.Dünya Savaşı çıkarttığında ölüyor olacağız Dünya Halkları olarak.
Comments