top of page

Irak Kimin?

Yazarın fotoğrafı: Merih Atak
Merih Atak
3 gün önce
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 2 gün önce

06.10.2026

Gerçek anlamda uzaktan gözetimle vatandaşlarını izleyen Irak Hükümeti, koca bir gözaltı coğrafyasında yaşatmaktadır halkını. Peki, 30 Eylül 2026’da ABD’nin çekilmesiyle boş kalan yeri kim dolduracak? Gerçekten İsrail Basını’nın iddia ettiği gibi Türkiye mi yoksa bunu sevinçle karşılayan ve Irak nüfusunun %60-65 oranının Şii Arap olması ve devlete bağlanmak istemeyen Şii milisler nedeniyle İran mı dolduracak ya da paylaşacaklar mı aralarında? Bir üçüncü ortak da Çin mi?  Mayıs Ayı’nın ilk haftasında Türkiye Gazeteleri Irak’ın Türkiye Hava Savunmaları Sistemi almak için anlaştığını söylese de ABD’nin Irak’dan çıkacağı günlerde –Eylül’ün son haftasında- Irak’ın Çin’den hava savunma sistemleri almayı istemesi ve Çin Savunma Bakanlığı aynı günlerde, Irak’ın Çin’den hava savunma sistemleri alacağını açıklaması bir tesadüf olamaz. Aynı zamanda hatırlatalım ki savaş sonrası Irak’ın alt yapısının oluşması için de uğraşan Çin, Kuşak Yol Projesi üzerinde bulunan Irak’ın petrolünün en büyük alıcısı aynı zamanda.

Tom Barrack’ın Haziran 2026’da yaptığı bir açıklamada Suriye ve Irak’la Türkiye’nin ortak kader birlikteliği içinde olmasını söylemesi ve bölgesel kilim deseni benzetmesiyle ortak refah ve düzen talebi Türkiye’nin uzun süredir devam eden Irak Politikası’yla uyuşuyor. Öyle ki Şubat 2026’da Hakan Fidan PKK’yı kast ettiğini sonradan açıklayarak Irak Kürt Özerk Bölgesi’ni akla getirmiş öncesinde ve Suriye’de olanın Irak’da da olacağını söylemiş ve diplomatik krize neden olmuştu. Peki açıklamasına rağmen Hakan Fidan Irak’ı bağımsızlığını da ilan ettikten sonra Irak hükümetinin baskısıyla karşı karşıya kalan Kürt Özerk Bölgesi’nin feshini akla getiren ve böylece üniter devlet anlayışını Irak’da da var etmek isteyen ya da yeğleyecek olan anlayışı şayet Türkiye taşıyorsa, Irak bir parçalanmaya gidebilir mi? Ya da arzu edilen bu mu her ne kadar toprak bütünlüğüne vurgu yapılıyorsa da. Kaldı ki içinde İran’a ait silahların da olduğu Şii milislerin elindeki 6 milyon silahın toplanması için süre 2027’ye kadar uzatılmışken tüm bu niyet ve durumlar parçalanma yaratabilir mi? Sanırım bu sık tekrarlanan Irak için bir kabus.   

Peki bu üç ülkenin de çıkarı ortaklaşmadığında Irak’da ne olacak ya da bu mümkün mü yani ortaklaşmaması?..

Geleceğini İslam coğrafyasının parçası olmak ve belirleyicilerinden olmakla Ortadoğu’nun motor gücü olmak ve Ortadoğu’nun sınanmamış ve içişlerine karışmayan İdeal Abisi arasında yarış olacak mı yoksa ideal olan topraklarının parçalanması mı Irak’ın? Biz kader birliği anlamında bu üç ülkenin ortak perspektiften bakabileceği kanısındayız. Bu bize Irak örneğinde bir laboratuvar sunacak ama Filistin’e kadar etkili olacak olan Çin’in Temmuz 2024’de Hamas ve El Fetih’in de aralarında bulunduğu 14 bölünmüş Filistin örgütünü bir araya getirmiş ve Pekin Deklarasyonu’nu yayınlamıştı.

Bu yeni Ortadoğu’da sanırız İsrail’e de yer yok çünkü Çin’in ortakları olan İslam Ülkelerinin antisemitizme kadar varan tavrı ve en önemli partnerini (ABD) kaybedecek olan İsrail’in yalnız kalması kaçınılmaz olacak.

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


bottom of page